
Koroner atardamarlar kalp kasını besleyen damarlardır. Çapları 1 ila 2 mm arasında olan bu damarlarda oluşabilecek darlık veya tıkanıklıklar kalp adalesinin beslenmesini engelleyerek, kalp fonksiyonlarında bozulmaya, “angina pectoris” adı verilen göğüs ağrısına ve daha da önemlisi kalp krizi ve ani ölümlere yol açar.
Koroner damarlarda müdehale gerektiren darlık ve tıkanıklıklarda “balon/stent uygulamaları ve by-pass operasyonu” önerilen tedavi yöntemleridir. Hastalık teşhis edilir edilmez, bu darlık veya tıkanıklıkların kalp kasına zarar vermesini önlemek için, tedavi ivedilikle uygulanmalıdır.
Bypass operasyonu uygulanacak hastalarda darlığın ilerisine kan götürebilmek için bacaktan alınan toplardamarlar (Safen Ven) ve göğüsten alınan atardamarlar (İnternal Torasik Arter) kullanılır.Ayrıca kol atardamarı (Radyal Arter) da bu amaçla kullanılabilir. Bypass operasyonunun uzun dönem başarısını belirleyen en önemli faktör operasyon esnasında kullanılan damarların uzun dönem açık kalma süresidir. Zira bypass için kullanılan damarlarda oluşabilecek darlık ve tıkanıklıklar hastanın şikayetlerinin yeniden başlamasına, hayati tehlikenin yeniden belirmesine yol açmakta ve yeni bir müdehale gereksinimi doğurmaktadır.
Kanımca ideal bypass operasyonu hastanın geçireceği tek ve son operasyon olmalı ve yeni bir girişim gereksinimi doğurmamalıdır. Bu nedenle operasyonda kullanılacak damarların seçimi büyük önem taşımaktadır. Özellikle göğüs atardamarının yaygın kullanımı bypass operasyonunun uzun dönem sonuçları açısından önemlidir. Operasyonda kullanılan göğüs atardamarının on yıllık açık kalım oranı %95 iken; bu oran bacak toplardamarı için %40-50 civarındadır. Bu nedenle her iki göğüs atardamarı (İnternal Torasik Arter) nın operasyonda kullanılması, teknik olarak büyük birikim gerektirmekle birlikte, uzun dönem sonuçları klasik yönteme kıyasla çok daha yüz güldürücü kılmaktadır.
Genel yaklaşım olarak sadece sol göğüs atardamarı ve bacak toplardamarlarının kullanıldığı klasik yaklaşımın aksine Kardiyovasküler Cerrahi bölümümüzde sağ ve sol göğüs atardamarını aynı anda kullanma konusunda çok tecrübeli bir ekip görev yapmaktadır.Teknik olarak klasik girişime oranla çok daha büyük bilgi ve beceri gerektiren bu işlemde Türkiye’nin en önemli serilerinden birine sahip olarak bu yöntemin uzun dönem sonuçlarının başarısını ve klasik yönteme üstünlüğünü yurtiçi ve yurtdışında bir çok kez yayınlamış bulunmaktayız. (Bkz: Bilimsel Yayınlar)
Ayrıca, uygun hastalarda, bacak toplardamarını hiç kullanmadan, her iki göğüs atardamarı ve kol atardamarını (Radyal Arter) kullanarak TAM ARTERYEL REVASKÜLARİZASYON (Full Arterial Revascularization) operasyonları ile bypass operasyonlarında bugün dünyada erişilen en üst seviye kliniğimizde de yakalanmış bulunmaktadır.


